Salı 10 Ara 2019

Katıldığım Türk Musikisi Sempozyumları

Yazdır PDF

İlki 1983, ikincisi 1985 yılında gerçekleşen iki ayrı Türk Musikisi Sempozyumu Türkiye’ de bu konuda bir ilk sayılır. 1982 yılında yürürlüğe giren Y.Ö.Kanunu ile konservatuarlar üniversitelere bağlı birer kurum olarak ; böylece akademik bir kimlik kazanmışlardır. Türk Musikisi ile ilgili konservatuar İTÜ’ne bağlı bir kuruluş olarak Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı adıyla teşkilatlanıyordu. Burada görev alanlar da birer akademik kimlik kazanıyordu. Bunlar arasında pek çok tanınmış sanatçı da bulunmaktaydı. Bunlardan biri de Üniversite Korosu’nde birlikte korist olduğumuz değerli bir sanatçı Tülin Yakarçelik idi. Ayrıca bu koronun şefi ve hocam Dr.Nevzat Atlığ da ders görevi almıştı. Kendisi çok güzel ve fantezi eserleriyle tanınan besteci Dr.Selahattin İçli ile de bir vesileyle tanıştım. İlk iki yıl derlenip toparlandıktan sonra, artık akademik anlamda bir şeyler yapmanın tam zamanıydı. Bunun ilki “ İTÜ’nin 210 ve Sivil Mühendislik’in 100.kuruluş yıldönümü” ne ithaf edilen bir çalıştay oldu. 1983 yılının Aralık ayının son günlerinde İTÜ.Mimarlık Fakültesi (Taşkışla) Konferans Salonu’nda gerçekleşmişti. O zaman 1.Türk Musikisi Sempozyumu olarak adlandırılmıştı. Bu sempozyuma davetli olarak katılmış, bu konuda bir de makale yazmıştım. Makalem 11 Ocak 1984 günlü Milliyet Gazetesi’nde yayınlandı. “Düşünenlerin Düşünceleri” köşesinde yayınlanan bu makalemin “başlık altı” ise şöyle yazılmıştı :  “ Türk Musikisi 10 asırdan beri hala arayışlar içindedir. Bu kadar köklü bir musikinin sistemleştirilmesinin günümüzde hala tartışma konusu yapılması yadırganmamalıdır. “        

Bu makalem ile ilgili bir anım da şöyle. 12 Ocak 1984 günü (makalenin yayınladığının ertesi günü) odamın kapısı çalındı ve orta yaşın biraz üzerinde bir beyefendi kendini tanıtarak bu ziyaretinin nedenini açıkladı. Şöyle diyordu : “ Sayın Hocam ! Ben yıllardır bu musiki ile ilgilenir, bu konularda yazılmış pek çok yazı okurum. Bugüne kadar musikimize ilk kez bir kişinin Türk Musikisi dediğine şahit oldum. Hep Türk Müziği denilmiştir. Sırf bu nedenle sizi kutlamaya geldim ! “ Sonra, biraz musiki sohbetinden sonra vedalaşma ... Bizler, hiç de farkında olmadan ve çok da basit gibi görülen gerekçelerle, insanları nasıl etkileyebiliyoruz ! Bu gibi deneyimler bizlere bunu öğretiyor.

Bu sempozyumların ikincisi iki yıl aradan sonra 16-19 Nisan 1985 günlerinde, yine İTÜ. nin bir çalıştayı olarak gerçekleşiyordu. Bu kez sempozyuma bir bildiri ile katılmıştım. Seçtiğim konu : Türk Musikisinde Nota Sorunu. İTÜ.Taşkışla Kampüsü’nde yapılan ve adı II.Türk Musikisi Sempozyumu olan toplantıda bana sıra ilk gün saat 17 de geldi ve bildirimi sundum. Bu bildiri daha sonra sempozyuma ait bildiri kitapçığında da yer almıştı. Ancak bir kaç yıl sonra bunlar, bir yangında yanarak telef olmuşlardır. Bu sempozyumda sunduğum bildirinin tam metni arşivimde mevcuttur.